Feng Shui Turkey | Bahçe İçinde Bir Şehir: Singapur
306
post-template-default,single,single-post,postid-306,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Bahçe İçinde Bir Şehir: Singapur

08 Ara Bahçe İçinde Bir Şehir: Singapur

Son yaptığım Singapur seyahatinden notlarla karşınızdayım. Biraz olsun uzaklaşmak, değişik yerler görmek, gündemden kopup gelecek için umut taşıyan projeler görmek o kadar iyi geldi ki…

Singapur’a ilk geçen sene gitmiştim. Hayran kalmıştım. Bu sene kızım ve ablamla yine gittim. Kendimi adeta ev sahibi gibi hissettim. Zaten küçücük bir şehir, hemen her yeri öğreniveriyorsunuz.

Singapur, hem bir şehir, hem de kendi içinde bir devlet. Modern Singapur’u 1819 yılında Sir Stamford Raffles kurmuş. O zaman da şimdi olduğu gibi Singapur çok önemli bir liman şehri. Doğu’dan Batı’ya ticaretin en önemli kapılarından biri. Uzun bir süre İngiliz yönetiminde kalmış. 2. Dünya Savaşı’nda Japonlar işgal etmiş bir süre. 1963 yılında İngiltere’den bağımsızlığını ilan etmiş ve Malezya’yla birleşmiş. Malezya Hükümeti ile ekonomik, politik bir çok konuda ters düşünce 1965’te tamamen bağımsız olmuş.

Hong Kong, Güney Kore, Tayvan’la birlikte Asya’nın 4 kaplanından biri. Çok zengin bir devlet. Dünyadaki en yoğun 3.liman.  ABD, İngiltere ve Japonya’dan sonra 4. en büyük finans merkezi. Dünyada kişi başına milli geliri en yüksek olan 3. ülke.

5.5 milyon insan yaşıyor burada. Bunların 75%’i Çinli, geri kalan Malezyalı, Hintli ve Avrupalılardan oluşuyor. Hava sürekli 30 derece civarında. Deprem kuşağında değil, tsunami, hortum vs. buralardan geçmiyor. Anlayacağınız gayet mülayim bir yer.

Singapur’un 10%’u doğal rezervlere ayrılmış durumda. Ülkenin ilk başbakanı Lee Kuan Yew,  Milli Parklar Komitesini kuruyor ve müthiş bir ağaçlandırma kampanyası başlatıyor. Devletin en önemli hedeflerinden biri de yeşili ve florayı arttırarak hayat kalitesini yükseltmek.

 Şehir içinde bir bahçeden, bahçe içinde bir şehire

21. Yüzyılda şehirleşmeden, modernleşmeden ve teknolojiden kaçmak mümkün değil. O halde yeşili şehre ve teknolojiye entegre edelim diyorlar. Singapur’da gözünüzün gördüğü her yer yemyeşil. Aynı zamanda her yer gökdelenler ve beton binalarla dolu. Ancak o binaları yeşilin her tonu ile öyle bir giydirmişler ki hayran kalmamak elde değil. Tabii tropik iklimin rolü de çok büyük. Tohum atıyorsunuz, bir senede ağaç oluyor neredeyse. Müthiş bir şehircilik örneği görüyorsunuz.

Singapur’u bahçe içinde bir şehre dönüştüren en önemli projelerden biri de şu an Singapur’un en büyük atraksiyonu olan Gardens by the Bay projesi. Bu projeyi  ilk olarak Başbakan Lee Hsien Loong Ağustos 2005’te Bağımsızlık Günü’nde açıklıyor. 100 hektar alanda, yani 1 milyon m2 alanda, ki bu 200 adet futbol sahasına eşdeğerdir, 5.5 miyar dolarlık bir proje.

Ocak 2006’da proje ihaleye açılıyor ve 24 ülkeden 170 firma 70 proje ile ihaleye katııyor. Eylül 2006’da kazananlar açıklanıyor. İki İngiliz firması. Ve aynı ay içinde Singapur Botanik Bahçelerinde proje halkın beğenisine sunularak sergileniyor. Sergiyi 10.000 kişi ziyaret ediyor ve 700 kişi görüş bildiriyor. Bunlardan 85%’i projeyi beğenmiş, 97%’si ise mutlaka ziyaret ederim demiş. Ve böylelikle Kasım 2007’de inşaat başlamış. İşte burada işler böyle yürüyor.

Gardens by the Bay projesinde herşey bir hayalle başlamış. Bu hayalin videosunu izlemek ister misiniz? Haydi tıklayın.

Gardens by the Bay, 2011 Ekim’de halka açıldı. Şimdi de bitmiş projenin videosunu seyretmek için buraya tıklayın. 

Gardens by the Bay’de Marina Bay Sands adında dev bir otel var. 3 tane 57 katlı binadan oluşuyor. Bu binalar en üst katta büyük bir platform ile birleşiyorlar. Bu platform gerçek tropikal bir bahçe. Üzerindeyken kendinizi hiç de kötü hissetmiyorsunuz. Aynen bir bahçede gibi huzurlu ve mutlu oluyorsunuz. Bahçenin içinde Singapur’un manzarasına karşı bir de sonsuzluk havuzu var. Bu havuz sanırım dünyadaki en uzun havuzlardan biri. Gökdelenlerin içinde yüzüyor gibisiniz. Platformda otel misafiri olmayanlar için bir gezi alanı var. Bu gezi alanı otelin binasından dışarı doğru 60m. uzunluğunda bir çıkıntı yapıyor. Aşağıdan bir sörf tahtası gibi gözüküyor. Müthiş bir mühendislik harikası. Platformda aynı anda 3.600 kişi bulunabiliyor. Çıkıntıda ise sadece 900 kişi. Bir parti vermeye kalkarsanız şarkıları da seçmek zorundasınız. Çünkü her frekans bir titreşim yaratıyor ve her şarkı bu platfom için uygun değil.

422

Otel 2.700 odalı ama tıkır tıkır işliyor. Neredeyse bir butik otel servisi alıyorsunuz. Odalar çok şık. Hepsinin manzarası harika. Asansörler inanılmaz hızlı. Bir anda kendinizi 57.katta buluveriyorsunuz.  Hem de hiç kötü hissetmeden, kulaklarınız bile çınlamadan.

Bizim oda en sevdiğim manzaraya bakıyordu. Gardens by the Bay. Burada 25-50 m. yüksekliğinde insan yapımı ağaçlar var. Bu ağaçların üstlerindeki fotovoltaik hücreler güneş ışınlarını emiyor ve depoluyor. Gece de ışıklandırıyorlar. İnanılmaz bir manzara. Avatar, Singapur’a gelmiş diyesim geliyor. Bu ağaçlara supertree diyorlar. Süper ağaç. Gardens by the Bay’de iki adet dev sera da bulunuyor. Bir tanesi içinde 80 ülkenin bitki çeşitlerinin bulunduğu çiçek serası, diğeri ise yağmur ormanı var. İkisi de uygun şekilde iklimlendirilmiş. Yağmur ormanı 2000 m üzerinde bulunan vejetasyonu ve oradaki iklimi imite etmiş. İçinde 35 m. uzunluğunda dikey bir bahçe var. Bu bahçenin en üst noktasından bir şelale akıyor. Dünyanın en yüksek iç mekan şelalesi. Asansörle yukarı kadar çıkıp bahçelere, bitkilere ve kristallere baka baka köprülerden aşağı iniyorsunuz. İnerken içinizi bir huşu kaplıyor. Onca çeşit egzotik bitkiyi birarada görmek insanı çok mutlu ediyor.

3

Kafanızı kaldırıyorsunuz ve seranın mimarisini  görüyorsunuz. Çok şık cam bir kabuk. Teknoloji ve doğa bu kadar güzel mi birleştirilir?

2 4

Bütün bu proje aynı zamanda bir sürdürülebilirlik projesi. Çünkü Gardens by the Bay bir eko sistem çerçevesinde işliyor. Yağmur suyunu depoluyor ve sulamada kullanıyorlar. Unutmayın 1.000.000 m2’den ve bir o kadar da dikey bahçelerden bahsediyoruz. Güneş ışığını depolayıp aydınlatmada kullanıyorlar. Bunun miktarını görmek için gece vakti orada bulunmanız gerekir. Toprağı kullanıyorlar ve büyük bir kısmını kendileri üretiyor. Çünkü bütün bitkisel atıklar kendi ürettikleri enerji ile yakılıyor ve toprağa dönüştürülüyor; bu da bitmek bilmeyen bahçelerindeki toprak ihtiyacına gidiyor. Müthiş akıllı havalandırma sistemleri var. Tamamen doğal. Yani akla gelecek her türlü doğal dönüşümü yapıyorlar.

5

Zemin seviyesinde bilgilendirme panoları var. Bütün bu sistemi orada anlatıyorlar. Bir kısmı interaktif. O kadar etkileyici ki. Bir şehir nasıl betona dönüşür. o betondan nasıl tekrar yeşile dönüşür. Bir oyun gibi dev ekranlarda kendiniz yapıyorsunuz. Keşke rant peşinde koşanların da bir anda içine böyle ulvi,  iyilikler dolu ilhamlar gelse. Ne saf bir düşünce ama umutsuz da değil. Sonunda 10-15 sene sonra yönetimde sözü geçecek dünyaya açık olan pırıl pırıl çocuklarımız var.

Doğayı boşver şimdi lüks tüketime bakalım diyenler için o da var. Seralar, bahçeler ve otel arasında İstinye Park’ın 5 misli bir AVM yer alıyor. Görüp görebileceğiniz en şık markalar burada. Nefis lokantalar da var. Bir Singapur Doları 0.62 Euro. Ona göre hesabınızı yapın. Alışverişle bitmiyor ki dünyanın en büyük kumarhanelerinden biri yine burada. Bir Cuma akşamı yanından geçtik. Dolup taşıyordu. Her akşam 18.30 ve 21.30’da olmak üzere AVM’nin önünde müthiş bir ışık gösterisi oluyor. Bu tesislerin önü su ve bir makine ile püskürtülen su buharına harika bir müzik eşliğinde görüntüler yansıtıyorlar. Gerçekten görülmeye değer. Hele de arkada ışıl ışıl Singapur’un gece görüntüsü ile. Sanırım Singapur gece olduğunda ışıl ışıl daha güzel.

522

Uzun lafın kısası mutlaka Singapur’a gidin ve bu güzellikleri kendi gözlerinizle görün. Bence 5 gün yeter. Ufak bir yer. Daha yazacak bir sürü yer var Singapur’da. Mesela Raffles Otel. Muhteşem bir yer. Orada mutlaka bir öğleden sonra çay için, oteli gezin.

311

Ama hepsinin içinde beni en çok etkileyen Gardens by the Bay oldu. Ve tabii muhteşem mimari ve binaların yeşil bir örtü ile giydirilmesi…

Marina Bay Sands oteli inşa edilirken bir belgesel çekilmiş. TRT de bunu yayınlamış. Mimari ve mihendisliğe ilgi duyanlar bunu da mutlaka seyretsin. Seyretmek için buraya tıklayın.

ESRA KOYUNCU

1 Comment
  • Lal Koyuncu
    Posted at 20:19h, 09 Aralık Cevapla

    Harika bir yazi, bu kadar iyi anlatilabilirdi bir sehir. Ben de bir gun gitmek icin can atiyorum…

Post A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Mide botoksu midenin belirli yerlerine botoks maddesi enjekte etme suretiyle midedeki kasların çalışmasını sınırlandırmayı ve sayede midenin gıdaları sindirim sürecini yavaşlatarak buna bağlı olan açlık-tokluk hissi süresinin de uzatılmasını amaçlayan ameliyatsız kolay kilo verme tedavisidir. Botoks uygulanırken, midenin detaylı şekilde içerden görüntülenmesini sağlayan endoskopi uygulaması ile gerçekleştirilir. Bu sayede hastaya sadece gastroskpik uygulaması kadar bir rahatsızlık olur. Özellikle diyet programlarına ve düzenli egzersizlere uymakta zorlanan ve buna bağlı olarak da obeziteye yakalanan, bu yüzdende obezitenin sebep olduğu çeşitli sağlık sorunları olan kişiler için mide botoksu bir devrim niteliğindedir ve son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Termal Etiket Eco Termal etiket, yüzeyinde hami bir katman bulunmayan miktar çeşididir. Kumbara üzerine termal lamine edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Kullanılan barkod yazıcının baş bölgesindeki ısı beraberlik birlikte termal sıvılaşma özelliği gösterir dahi bu şekilde Eco termal etiketin üzerine baskı alınır. Bu termal etiketlere yumruk termal olarak (ısıyla) yapılır ve yerde yüzden ribon kullanılmaz. Ribon kullanımı olmadığı için tahakküm maliyeti sıfıra yakındır.
Dijital Baskı ve baskı etiketi teknolojileri geliştikçe firmaların büyük ebatlı etiket ihtiyaçlarına da dijital çözümler sunulmaya başlamıştır. Böylece, birbirinden canlı renklerin ve kusursuz çizgilerin hakimiyetindeki büyük ebatlı dijital baskı etkileri; kurumsal firmaların reklam kampanyalarındaki en iddialı unsurlarına dönüşmüştür.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.

Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide küçültme ameliyatı uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Mide Küçültme Ameliyatı Olmanın Faydaları?

Bu ameliyat ile vücuttaki fazla kilonun ortalama %60'ı oldukça kısa sürede kolaylıkla verilir. Mide bağırsak sistemindeki yiyecek geçiş sisteminde bir değişikliğe gerek kalmaz. Mide küçültme ameliyatından sonra metabolik bozukluklar daha çabuk sürede düzelir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Tüp mide ameliyatı kapalı yapıldığı için, ameliyat sonrası ağrı çok azdır ve estetik sonuçlar da oldukça başarılıdır. Fotoğrafta ameliyat olan bir hastanın ameliyattan 10gün sonrası durumu paylaşılmış, birkaç ay sonra da bu çizgiler de hemen hemen kaybolmuştur. Hastalar, ameliyat sonrası hemen ayağa kalkabilir ve 3. günde evlerinde, 6 ila 7. günde de işlerine dönebilirler

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide Kelepçesi Ameliyatı: Bu operasyonda tüp mide ameliyatından farklı olarak, mide kelepçesi ameliyatının geri dönüşü mümkündür. Midenin üst kısmındaki cep daha küçüktür ve gıdalar tüketildiğinde bu cep hemen dolduğundan dolayı tokluk daha çabuk hissedilir. Hasta istediği kiloya eriştiğinde isterse gastrik bandı çıkartılır.