Feng Shui Turkey | Kasım Ayında Su sezonu Başlıyor…
226
post-template-default,single,single-post,postid-226,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Kasım Ayında Su sezonu Başlıyor…

11 Kas Kasım Ayında Su sezonu Başlıyor…

Ve Jen yine aramızda. Eylül ayında babasını kaybettiği için Ekim ayını yazamamıştı. Şimdi Kasım öngörüsü ile tekrar bizimle. Jen’in iç açıcı, ilham verici üslubu ve sağlam önerilerle dolu yazılarını çok özlemiştik.

Eeee, nasılsınız bakalım?

7 Kasım’da Çin takvimine göre Domuz ayına giriyoruz. Böylece su sezonuna girmiş oluyoruz. Domuz Çin astrolojisindeki 12. Burcun hayvanıdır. Yin su elementidir. Bu da kış sezonuna girdiğimizin habercisidir. Kış, doğanın döngüsünde en son mevsim. Bunun anısına Yoko Ono’nun bir sözünü paylaşmak istiyorum:

İlkbahar geçer ve insan masumiyetini hatırlar.
Yaz geçer ve insan coşkusunu hatırlar.
Sonbahar geçer ve insan saygı duymayı hatırlar.
Kış geçer ve insan sebat etmeyi hatırlar.

Bana göre kış ayı insanda bir tamamlanmışlık hissi uyandırır. Belki de sadece duygusal ve melankolik havamdayım. Ama yılbaşının yaklaşması, havaların değişmesi, aile toplantılarına daha çok zaman ayrılması tüm ruh, beden ve zihnimizi bugüne kadar yaşamış olduklarımızın sonuna geldiğimize inandırır. Ve çok yakında değerlendirme ve yeniden doğuş zamanı gelecektir. “Eğer kış buradaysa, bahar da kapıdadır”

Son zamanlarda zamanın nasıl da çabuk uçup gittiğinin farkına vardım. Yapacaklarımızın listesi, oraya buraya koşuşturmalar, başkaları ile ilgilenmek, hedef ve arzu listemizdekilere çentik atmakla o kadar meşgulüz ki, duracak bir saniyemiz bile yok. Durup dinlenmekte o kadar başarılı değiliz, ta ki büyük bir güç bizi durdurana kadar. Mesela aileden birinin kaybı, bir kaza ya da beklenmedik bir hastalık. Allah aşkına durmak için bunların olmasını beklemeyin. Siz de katılımcı olun. Bir dakika durun. Minnet duyun. Kutlayın. Şükredin.

Burada oturmuş yazarken düşünüyorum, su mevsimi ile ilgili söyleyecek çok şeyim var. Sadece dünyamız 70%’I su değil, bedenlerimizin de öyle. Beynimiz ve kalbimizin 73%’ü su. Akciğerlerimizin ise 83%’ü. Derimiz 64% su içeriyor, kas ve böbreklerinmiz 79%, hatta ve hatta kemiklerimizin bile 31%’i su. Kelimenin tam anlamıyla su resmen her yerde.

Çin metafiziğinde su korku hissi ile bağdaştırılır. Kulağa hiç de korkutucu gelmiyor aslında. Sadece yaşam dersimizde korku hissini bilgeliğe dönüştürmeyi gerektiriyor. Bazen hayatta en büyük kazanımlar, en zor derslerden ediniliyor. Biliyorum bu her zaman kabul edilmesi ve yutması kolay birşey değil. Korkuyu yenmek büyük bir güç ve inanç istiyor, ki bu bence hepimizin içinde var. Bu nedenle de su manevi dönüşümleri, esnekliği ve cesareti de simgeliyor.

Eski zamanlardan beri insanlar suya şifa ve arınma işlevi yüklemişlerdir. Mesela Roma İmparatorluğunda hamamlar kültürel hayatın önemli bir parçasıydı. İnsanlar hem rahatlamak, hem de huzur dolu bir ortamda buluşmak için hamama giderlerdi. Kadim Hint şifa sanatlarından Ayurveda’da, Çin tıbbında, su elementi bedeni dengelemek, fiziksel, zihinsel ve duygusal ahenk yaratmak için şarttı. Su sakinliği temsil ediyor, dinlenme için zaman ayırmayı ve yenilenmeyi.

Tüm büyük innovasyonlar ve yaratıcı fikirler sudan doğar.

Deniz biyologu Wallace J. Nichols “Blue Mind- Mavi Zihin” adlı kitabında “insan beyninin suya pozitif bir reaksiyon göstermek üzere yaratıldığını öğrenmeye yeni başlıyoruz” diyor. “Suya yakın olmak dinlendiriyor, bütünlük hissi sağlıyor, yaratıcılık ve içgörüyü kuvvetlendiriyor, kırılganlıkları bile iyileştiriyor.”

Suya yakın olma isteğiniz elbette Çin astrolojisi tablonuza da bağlı. Su elementine yakın olmayanlar su olunca depresif, kararsız, asabi, gergin oluyorlar. Herşey dengeye bağlı. Birşeyin azı ya da fazlası dengesizlik yaratıyor. Suyun özünü takip edin: Kendinizi akışa bırakın.

Not: Klasik Feng Shui’de suyun rengi siyahtır, mavi değil. Bu genellikle yanlış bilinir.

Çinlilerin 5 element teorisi, 8 trigram teorisinde olduğu gibi yaşamdaki birçok karmaşık ilişkiyi temsil ediyor. Doğada fiziksel, görünen varlıklar gibi, bazen çok daha fazlasını da… Mesela su elementinin bazı endüstrileri temsil ettiğini biliyor muydunuz? Denizcilik, ulaşım, spa’lar, barlar ve kafeler? Ayrıca gezegenlerden Merkürü, yönlerden kuzeyi, Batı astrolojisinde Akrep’i (7-21 Kasım) ve Yay’ı (22 Kasım – 7 Aralık), Uçan Yıldız teorisinde sayılardan da 1’I temsil ediyor. Su, Çin burçlarından Domuz, Fare ve Öküz’ün bileşimidir.

Bu ay Çin takviminde Domuz’un üzerinde oturan yin ağaç elementi var. Genel olarak yin ağaç, yang ağaç’tan daha yumuşaktır. Yin ağaç gününde doğan insanları çiçeklere benzetiriz. Rahat, kolay memnun edilen, uyumlu ve kavgacı olmayan insanlardır. Genel yaklaşımları başkalarını memnun etmek üzerinedir. Başkalarından daha toleranslı insanlardır. Çevrelerindekiler sınırsız anlayışlarını haketmeseler bile… Cömert, kibar ve şefkatli yaklaşımlarından faydalanmaya kalkanlara dikkat etmeleri gerekir. Duruşlarını ve haklarını savunmayı pek bilmezler.

Bazı ünlü yin ağaç insanları Jessica Biel, Oprah Winfrey, Nicole Kidman, Prenses Diana, Prens William, Julia Roberts, Bill Clinton, Ürdün Kraliçesi Noor , Yoko Ono, Hugh Jackman, Yves Saint Laurent, Malala Yousafzai ve Coco Channel.

Yin ağaç yumuşak olsa da Kasım ayı için çok huzurlu bir ay diyemeyiz. Niye? Çünkü senenin elementi yang ağaç ve içinde bulunduğumuz su sezonu onu kuvvetlendiriyor.

Bu durumda Kasım ayında çatışmaların yine alevleneceğini öngörebiliriz. 2014’ün tamamına yayılan bu kavgacı tutum son aylarda da kendini gösterecek. Ayrıca Aralık ayı sene ile güçlü bir zıtlık oluşturuyor ve Uçan Yıldızlar da hiç iyi değil.

ISID çatışmaları, Hong Kong’da ve Ukrayna’daki karışıklıklar devam edecek. Daha yeni Budapeşte’de internet vergisine karşı protestolar başladı. Italya’da iş reformları için yapılan protestolar, Kuzey Kore sınırındaki protestolar, Boko Haram militanlarının Nijerya’da kaçırdığı 30 çocuk dünyada şu sıralar olan karışıklıklara sadece birkaç örnek. Bu örnekler Ebola kadar medyada ilgi görmese de sürekli birşeylerin çıkması bu seneki elementler yüzünden.

Biraz da yüzümüzü finans çevrelerine dönelim. Tarihe baktığımızda takvimde su elementi olduğu zamanlar borsa dipleri görüyor. 2007, 2008 ve 2009’daki çöküşler hep su elementi zamanlarıydı. Çünkü su duygulardan korkuyu körüklüyor, bu da yatırımcıları olumsuz etkiliyor. Bahar ve yaz, gelişmeyi, genişlemeyi, aktiviteyi ve optimizmi ifade ediyor. Bunu borsa hareketlerinden rahatlıkla takip edebilirsiniz.

Borsa dalgalanmalarını genelde Ağustos ve Ekim’de yoğun hissederiz, çünkü Ağustos’ta ateş elementinden metale geçeriz. Yang’dan yin’e. Ateş ise Ekim’de, köpek ayında toprağa girer, yani hiç kalmaz.

Bu nedenle de Kasım’da büyük dalgalanmalar beklenmiyor. Çünkü gelen su elementi senenin ağacını destekliyor. Ağaç da ateşi. Aralık ayında ateşin de gelmesiyle seneyi pozitif bir hisle kapatacağız.

Yakından takip etmemiz gereken bir sektör bankacılık. Avrupa Bankalar Birliği daha pek yakında 24 Avrupa Bankasının testleri geçemediğini bildirdi. Bu elementler düzeyinde anlaşılır birşey. Bankacılık metal elementine ait. Metal endüstrilerinin ateşe ihtiyacı var. Ateş sezonu geçtikçe güçten düşüyorlar. Aralık’ta herşey onlar için daha iyi olacak. Ama 2016’ya kadar ateş yok.

Sırada ne var?…

Yılan, Horoz ve Öküz yılında doğanlar için bu ay seyahat ayı. Dinamik bir ay olacak. Bol bol seyahat etme, iş değişikliği, ilişkilerde değişiklik, sağlık ve para ile ilgili değişiklikler yapacak fırsatlar doğacak bu ay.

Yang ve yin ateş günü ya da senesinde doğanlar için domuz koruyucu melek. Bu ay size yardım edecek insanlar olacak etrafınızda. İşler çok daha kolay halledilecek.

Başka neler bekleyebiliriz Domuz ayında? 5 sene once yine bir yin ağaç domuz ayında Çin, Hİndistan ve Amerika domuz gribi ile uğraşıyordu. Tanıdık geldi mi? Şimdi de Ebola ile uğraşıyoruz. 10.000’i geçen vaka var ve Batı’da Amerika’ya doğru yayılıyor.

Doğa Ana, 3 yıllık yağmuru sadece 4 saatte Cidde’ye bırakmıştı. 2009 Cidde Su Baskınları 150 ‘den fazla kişinin hayatına malolmuştu. Binlerce araba tam haç zamanının ortasında etrafa sürüklenmişti.

Kasım ayı için öngörüm: 1. Daha fazla su ve ateş felaketi olacak
2. Ebola’nın Doğu’ya ve (2015’te Batı’ya) yayılması önlenemeyecek 3. Tüm dünyada toplu gösteriler, protestolar artacak. Ayrıca deniz ve hava kazalarını da pas geçmemeli. Ve tabii depremleri ve diğer toprakla ilgili felaketleri de (volkan patlaması, toprak kaymaları gibi)

Canınızı sıkmayın! Bir zamanlar büyük bir şair “Hiçbirşey sonsuza kadar sürmez. Kasım yağmuru bile.” demişti.

Sağlık konularında, özellikle kalbe dikkatinizi çekmek istiyorum bu ay. Çünkü su ateş ile yakın bağlantılı ve bu da kabimizi, tansiyonumuzu ve hatta gözlerimizi etkiliyor.

Çin tıbbında böbrekler (su) ve kalp (ateş) birbirlerinin işleyişlerini düzenliyorlar. Yin ve yang olarak her zaman bir dengede olmaları gerekiyor. Yang kalp böbreklere inerek onlara sıcaklık veriyor. Yin böbrek ise kalbe çıkarak onu besliyor. Aralarında önemli bir akış var. Bedendeki bu yin ve yang akışı bozulduğunda hastalıklar ortaya çıkıyor.

Yin bir sezona girdiğimiz için bedeni sıcak tutmak çok önemli. İşlenmemiş ve içinizi sıcak tutacak yiyecekler seçin. Bu besinler yang enerjinizi, kan dolaşımınızı artırarak sizi griplerden, soğuk algınlıklarından koruyacak.

Bu ay dikkat etmemiz gereken bir başka organımız metal elementine ait. Metal kış sezonunda zayıftır. Metalin dengesizliği yorgunluk, diş ve deri problemleri, eklem problemlerin, astım ve nefesle ilgili problemlere yol açar.

Ve şimdi de Uçan Yıldızlara bakalım… Bu ay Uçan Yıldızlar biraz karışık. Ayın elementi yin ağacın yumuşaklığından eser yok. Örneğin kuzeybatıda yangına yol açacak etkiler var. Güneybatıda su le ilgili felaketler görünüyor. 8,3 ve 4,8, güney ve merkezde. Bu da küçük çocukları olumsuz etkiliyor. Son olarak da 2,6 ve 2,7 doğu ve kuzeydoğuda, özellikle akciğer hastalıklarını tetikliyor. Dediğim gibi karışık biraz. Onun için açalım konuyu.

Washington’da bir okulda çok yakınlarda gerçekleşen silahlı saldırı gençlere yönelik korkunç bir felaketti. 8. Periyodda maalesef bunları yaşıyoruz, çünkü 8 dağ trigramı ve aynı zamanda çocukları temsil ediyor. 8. Periyodda (2004-2024) olduğumuz için şansları da, şanssızlıkları da çocuklar, gençler çekecek.

Gençlerin 8.periyoddaki iyi şanslarına bakarsak…Malala Yousafzal’I görüyoruz. 17. Yaşında Nobel ödülü kazanan Pakistanlı bir aktivist. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 28 yaşında en genç milyarder oldu. Kaniela Ing, 25 yaşında, Hawai’den en genç senator seçildi. Pierre-Luc Dusseault, sadece 19 yaşında Kanada’da Quebec için milletvekili seçildi. Şimdi 23 yaşında ve Bilgi, Gizlilik ve Etik Komitesinin başında. Wyatt Roywas Avustralya parlamentosuna seçilen en genç insan, 20 yaşında. Bu liste 8.periyodda uzayıp gidiyor.

Şans gibi şanssızlıkları da çocuklar çekiyor. Son zamanlarda okullarda yapılan silahlı saldırılar, Güney Kore’de feribotta ölen 300 çocuk, Sudan ve Nijerya’da kaçırılan çocuklar, Çin’deki okullara yapılan saldırılar, Hamas/Filistin çatışmasında öldürülen bebek ve ergen gençler sadece birkaç örnek.

Peki bu ay niye çocuklara zarar gelebilir dedik? Çünkü 3 ve 4 ağaç elementleri ve 8’e, yani toprağa saldırıyorlar. 8 gençleri temsil ediyor.

En azından batı sektörü o kadar fena değil. 1 ve 6 akademik çalışmalar için destekleyici. Aktif ve açık bir alan ise faydasını görürsünüz. Biraz metal ve toprak elementi ile gücünü arttırabilirsiniz. Metal bir çerçeve, toprak bir obje olabilir mesela.

Biraz daha dayanın Kasım öngörümü sevgi ile bitirmek istiyorum. Unutmayın kış dinlenme, kış uykusu ve beslenme zamanı. Kendinize vakit ayırın. Şİmdiye kadar neler başardığınızı gözden geçirin. Gurur duyun, şükredin. Gelecek sene kapıda ve yeni bir çift element getirecek. Gelecek sene için hayaller kurmaya ve planlar yapmaya başlamanızda hiçbir sakınca yok. Ama lütfen şimdide kalın ve kendinize, sevdiklerinize özel bir ilgi ve sevgi gösterin önümüzdeki ay. İnsan doğası soğuğa karşı hassastır. Ateşinizi arttırın ve kalbinize sıcaklığı getirin.

Yeni eğitimlerimize bir göz atın…

Kasım ayı öngörüsü Jen Nicomedes’in yazısından tercüme edilerek derlenmiştir.

Etiketler:
,
No Comments

Post A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Mide botoksu midenin belirli yerlerine botoks maddesi enjekte etme suretiyle midedeki kasların çalışmasını sınırlandırmayı ve sayede midenin gıdaları sindirim sürecini yavaşlatarak buna bağlı olan açlık-tokluk hissi süresinin de uzatılmasını amaçlayan ameliyatsız kolay kilo verme tedavisidir. Botoks uygulanırken, midenin detaylı şekilde içerden görüntülenmesini sağlayan endoskopi uygulaması ile gerçekleştirilir. Bu sayede hastaya sadece gastroskpik uygulaması kadar bir rahatsızlık olur. Özellikle diyet programlarına ve düzenli egzersizlere uymakta zorlanan ve buna bağlı olarak da obeziteye yakalanan, bu yüzdende obezitenin sebep olduğu çeşitli sağlık sorunları olan kişiler için mide botoksu bir devrim niteliğindedir ve son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Termal Etiket Eco Termal etiket, yüzeyinde hami bir katman bulunmayan miktar çeşididir. Kumbara üzerine termal lamine edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Kullanılan barkod yazıcının baş bölgesindeki ısı beraberlik birlikte termal sıvılaşma özelliği gösterir dahi bu şekilde Eco termal etiketin üzerine baskı alınır. Bu termal etiketlere yumruk termal olarak (ısıyla) yapılır ve yerde yüzden ribon kullanılmaz. Ribon kullanımı olmadığı için tahakküm maliyeti sıfıra yakındır.
Dijital Baskı ve baskı etiketi teknolojileri geliştikçe firmaların büyük ebatlı etiket ihtiyaçlarına da dijital çözümler sunulmaya başlamıştır. Böylece, birbirinden canlı renklerin ve kusursuz çizgilerin hakimiyetindeki büyük ebatlı dijital baskı etkileri; kurumsal firmaların reklam kampanyalarındaki en iddialı unsurlarına dönüşmüştür.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.

Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide küçültme ameliyatı uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Mide Küçültme Ameliyatı Olmanın Faydaları?

Bu ameliyat ile vücuttaki fazla kilonun ortalama %60'ı oldukça kısa sürede kolaylıkla verilir. Mide bağırsak sistemindeki yiyecek geçiş sisteminde bir değişikliğe gerek kalmaz. Mide küçültme ameliyatından sonra metabolik bozukluklar daha çabuk sürede düzelir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Tüp mide ameliyatı kapalı yapıldığı için, ameliyat sonrası ağrı çok azdır ve estetik sonuçlar da oldukça başarılıdır. Fotoğrafta ameliyat olan bir hastanın ameliyattan 10gün sonrası durumu paylaşılmış, birkaç ay sonra da bu çizgiler de hemen hemen kaybolmuştur. Hastalar, ameliyat sonrası hemen ayağa kalkabilir ve 3. günde evlerinde, 6 ila 7. günde de işlerine dönebilirler

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide Kelepçesi Ameliyatı: Bu operasyonda tüp mide ameliyatından farklı olarak, mide kelepçesi ameliyatının geri dönüşü mümkündür. Midenin üst kısmındaki cep daha küçüktür ve gıdalar tüketildiğinde bu cep hemen dolduğundan dolayı tokluk daha çabuk hissedilir. Hasta istediği kiloya eriştiğinde isterse gastrik bandı çıkartılır.