Feng Shui Turkey | Şangay Notları
823
post-template-default,single,single-post,postid-823,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Şangay Notları

31 Eki Şangay Notları

Geçen sene bir sonraki Uluslararası Feng Shui Kongresi Şangay’da yapılacak dendiği zaman gitmeye çoktan karar vermiştim bile. Çünkü kaç senedir Feng Shui yapıp da ana vatanına gitmemiş olmak çok sinir bozucu idi. O nedenle bu seyahat benim için hacca gitmek gibi bir şeydi.

Hemen uçak biletlerine baktım. THY’nin direkt uçuşu var, harika ama çok pahalı. Ben ise eşimi ve kız kardeşimi de davet etmek istiyorum. Southern China Havayolları en cazip bilet gibi gözüküyor. Bir aktarmalı. Ama bekleme saatleri hiç de fena değil. Urumchi’de duruyor. Urumçi Türklerin olduğu yer. Bizim Diyarbakır gibi. Ara sıra karışıklıklar çıkıyor.

Hava alanına gittiğimizde Çin’in ne kadar büyük ve kalabalık olduğunu idrak ettik. Check-in kuyruğunda belki 500 kişi vardı. Moralimiz bozuldu. Oradakilere ne yapacağız diye sorduk. Bizi business’a upgrade ettiler. Yerimiz var dediler. Ama ekonomi yemeği alacaksınız. Aman ne büyük dert. Çok mutlu olduk. Urumçi’ye indik ve bir anons: “Hanfendiler, Beyfendiler, teyyaremiz yere kondi” Gülmekten yıkıldık. Lisanları 100 sene önceki bir Türkçe gibi.

31

Tüm katılımcılar aynı otelde kalıyorlardı. Otelimiz şehir merkezinin bir 10 dakika kadar dışındaydı. Ama yepyeni ve çok güzel bir oteldi. Giriş, lobi, lokanta, bar ve odalar gerçekten çok zevkli bir mimarın elinden çıkmışa benziyordu. Üstelik tam karşısında Daning Ling Shi parkı vardı ki, her gün koşmak için ideal bir yerdi. Sabahın 7’sindeki kalabalığı görmeniz lazımdı. Yaşlılar, gençler, çocuklar herkes yürüyor, koşuyor, Tai Chi yapıyorlar. Bir kısım dans çalışıyor. Parkın ücra bir kısmı ise sadece üflemeli çalgı çalanlara ayrılmış. Herkes kafasına göre takılıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Tabii evlerde trompetle çalışmak ne mümkün. Gelmişler mis gibi parka, ya topluca ya da kendi kendine çalışıp duruyorlar. Bir kakafoni.

Bu seneki konferansın konusu “Doğunun Batı ile buluşması” Ne kadar güzel ve anlamlı. Modern dünyada, klasik ve kadim bilgilerin, kültür ve zevklerin harmanlanması. Ama konferanstan önce Şanghay’ı gezmeye çıkalım…

Şangay dünyanın en büyük ve en kalabalık şehri. 24 milyondan fazla kişi yaşıyor. İstanbul’un trafiği diye saçınızı başınızı yolmayın. Orası da hiç farklı değil. İlk durağımız Nanjing Caddesi. Burası bizim İstiklal Caddesi gibi bir yer. Araç trafiğine kapalı. Sağlı sollu mağazalar. Bu yol olduğu gibi Huangpu Nehri’nin kenarındaki meşhur Bund’a açılıyor. Bund’dan karşı kıyıdaki Pudong’un şehir silueti müthiş. Aynen bir uzay üssü gibi. Top gibi TV kulesi, Çin’in 12 en uzun binası Shanghai Center ve daha nice çok şık gökdelenler. Bund tarafı ise daha koloniyal tarzda binalardan oluşuyor.

Nanjing’in başında People’s Square diye bir meydan var. Şahane bir parka giriyoruz. Hava tam ılık bir bahar havası. Parkın içinde nilüferler olan bir göl var. Yollar kıvrıla kıvrıla gidiyor. Tam Feng Shui’de olması gerektiği gibi. Parkın içinde modern bir sanat müzesi var. Harika bir sergiye giriyoruz. Resimler, heykeller, değişik modern çalışmalar, diijital sanatlar, muhteşem. Uzun süre kaldık orada, çünkü resimler, bacak bacak üstüne atmış seramik kadınlar ve konuşan lambalar pek hoşumuza gitti.

Serginin ardından City Gold Temple’a gidildi. Yani şehri koruyan tanrı. Buraya Jade Buddha Temple da diyorlar. Yani yeşim taşından Buda Tapınağı. Taoist bir tapınak. Tütsüler yakılıyor, insanlar dua ediyor. Herkes rahat, gündelik kıyafetleriyle, şekilcilik yok, kadın erkek ayırımı yok.  Birden kulağımıza harika bir melodi geliyor. Bir kadın dua ediyor ve aynı zamanda şarkı söylüyor ve birtakım hareketler yapıyor. Aman yarabbim ne zerafet, ne hoş. Bu Çinli kadınların el ve ayakları çok zarif. Çok güzel kullanıyorlar hareket ederken.

Şehrin cazibe merkezlerinden biri de Yu Garden. Ming Hanedanlığı sırasında bir bakan için yapılan bu bahçe kesinlikle gezilmeye değer. Her noktası bir başka zarif. Binaların çatılarında ejderhalar, her yanında minik göletler, yüzlerce kırmızı balık ve zigzag şeklinde bir köprü. Keşfedilecek çok şey var bu bahçede. Her yanı başka bir güzellik, başka bir manzara sunuyor.

Sonunda acıktık. Ama her istediğiniz yere elinizi kolunuzu sallayarak gidemiyorsunuz. Çünkü erken yiyip sonrasında hemen mutfağı kapıyorlar. Bizim gibi 14.30’da giderseniz aç kaldınız demektir. “M” on the Bund, bayağı hoş bir lokanta. Bund üzerinde ve terasından Pudong’a doğru bütün silueti görebiliyorsunuz. Yemek yiyemedik ama bari resim çektirdik.

Şimdi de sıra Tian Zi Fang’da. Burası bizim Ortaköy gibi bir yer. Minik minik dükkanlar, kafeler, barlar. Her taraf sanat ve çok zevkli ürünler dolu. Hele bir çay dükkanı vardı. Deli olduk. Herşey için ölümüne pazarlık yapmalısınız. 400 dediği şeyi gitmeye kalktığınız an 50’ye kadar indirebiliyorlar. Bu da benim hiç sevmediğim birşey. Çünkü hayatta beceremem.

Bir gün Mehmet’le bir iş için çok yakında bir kasabaya gittik. Hızlı trene bindik. Aman Yarabbim. Tren saatte 300 km. İle gidiyordu. Muazzam bir şey. Trenle gezmeyi çok severim. Yolda her şeyi görürsünüz. Ama böyle ne mümkün. Zıp diye bitiverdi. Sadece çok düzgün köyler, kasabalar dikkatimizi çekti. Bir de havanın hep puslu olması. Acaba kaldığımız haftaya özgü bir şey miydi, yoksa hep böyle miydi, merak ettim. Sanırım sanayileşmenin bedelini ağır ödüyorlar. Hava kirliliğini koku olarak biz hissetmedik ama hep puslu bir hava bunun sonucu galiba.

Ve nihayet hafta sonu geldi. Otelimiz katılımcılarla yavaş yavaş dolmaya başladı. Her sene dünyanın dört bir yanından gelen dostları görmek ne güzel. Hong Kong’dan sevgili hocam Grand Master Raymond Lo ve güzel eşi Maureen, Amerika’dan Jen, Japonya’dan Rikako, Almanya’dan Petra, Dubai’den Raashi, Hindistan’dan Surendran, Singapur’dan Aparna, Yunanistan’dan Georgia, Romanya’dan Cristina, Ukrayna’dan Victoria. Gerçekten çok güzel bir aile olduk. Bir hafta sonu boyunca bütün Feng Shui guruları, öğrencileri, meraklıları bir araya geliyor. Bilgiler paylaşılıyor, dostluklar pekişiyor.

Bu seneki kongrenin Çin’de olması çok anlamlı. Çünkü Feng Shui 1927’den beri yasak Çin’de. Komünist rejimle birlikte tüm din ve metafizik bilgileri ve uygulamaları yasaklanmış Çin’de. Şimdi Çin dünyaya açıldı ve mevcut yönetim çok daha ılımlı. O yüzden de bu seneki tema “Doğu Batı ile Buluşuyor” aslında tam da günümüzü tasvir ediyor. Çin’in dünyaya en büyük armağanı bu metafizik bilgileridir. Çünkü modern hayatımızı etkileyen en önemli şeyler, örneğin dijital dünya ilhamını Çin metafiziğinden almıştır.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Hong Kong eski İçişleri Bakanı, Dr. Patrick Ho bunu öyle güzel anlattı ki. Sunumunun konusu “Tak Tak Tak ” idi. Çünkü Çin ve Batı karşılıklı olarak 3 kez birbirlerinin kapılarını çalmışlar. İlki İpek Yolu sayesinde, ikincisi yine İpek Yolu sayesinde ama bu sefer denizden.  İkinci İpek Yolu’nu açan imparator Zhang He, Sezar’ın ünlü “Geldim, gördüm ve yendim.” sözüne karşılık ne demiş biliyor musunuz? “Geldim, gördüm, arkadaşlar edindim ve evime geri döndüm.” İşte fark burada. Batı sömürgecilik yoluyla refahını arttırma yoluna giderken, Çin kendi iç düzenini iyileştirmeye çalışıyordu.

Dr. Ho, Batı’nın Çin kadim bilgilerini nasıl öğrendiklerini ve bunun kendi çalışmalarını nasıl etkilediğini anlattı. Bugün hayatımızda en fazla yer alan dijital sistemin kaynağının I Ching olduğunu biliyor muydunuz? İkili sayı sistemini keşfeden Alman matematikçi ve filozof Gottfired Leibniz, bu sistemi Cizvit bir misyoner olan Joachim Bouvet’den öğreniyor. Çünkü Bouvet her gün Çin imparatoruna cebir, matematik ve Hıristiyanlık gibi türlü bilgileri aktarıyor. İmparator da ona karşılığında I Ching’i anlatıyor. I Ching’in temelinde yin ve yang var. Yani etken ve edilgen, artı ve eksi. Bu sistemi öğrenen Bouvet bunu Leibniz’e anlatıyor. Leibniz de 0 ve 1 ‘den oluşan dijital sistemi yaratıyor.

Ardından Grand Master Lo’nun sunumuna geçiyoruz. Bu hepimizin en sevdiği, en merakla beklediği bölüm. Çünkü Master Lo tam bir 4 Sütun Ustası (Çin astrolojisi) ve gerçekten sunum yapmasını iyi biliyor. Hepimizi gülmekten yerlere düşürüyor. Niye mi? Çünkü tarihteki Çin imparatorlarını anlatıyor ama ne detaylar. Ne seks hayatları kalıyor, ne baba oğul aynı kadına aşık olmalar, tam bir dedikodu programı gibi. Onun için her konferansta Master Lo adeta bir rock yıldızı gibi ilgi görüyor.

Bu sene Grand Master payesi alan Stephen Skinner dağlar ve sular üzerine bir sunum yapıyor. Çok monoton sesli bir coğrafya hocası. İçimiz geçiyor. Uyumamak için birbirimizi dürtüyoruz. Çok değerli bir hoca ama nolur sadece kitap yazsın, sunum yapmasın. Allah’tan Türkçe bilmiyor ve bu yazdıklarımı okumayacak.

Çok şükür ki, çeşitli ülkelerden master’lar ülkelerindeki Feng Shui uygulamaları ve karşılaştıkları meselelerle ilgili çok ilginç sunumlar yapıyorlar. Böylece atmosfer de biraz yükseliyor.

Kapanış konuşmasını her zaman olduğu gibi camianın en renkli simalarından Grand Master Tan Khoon Yong yapıyor.  Tan Khoon Yong’un söyledikleri dikkat çekici. 2024’te başlayacak ve 20 sene sürecek olan 9. Periyodda bizi nelerin beklediğini anlatıyor. Bir tür kehanet gibi. Daha önceki söylediklerinin çıkma oranından ve Singapur Başbakanının danışmanlığını yapmasından anlayabileceğiniz gibi bu konuda bayağı iyi.

Yeni enerji kaynakları çıkacak diyor. Fosil enerji kullanımı bitecek diyor. Amerika karışıklık yaşayacak. Bir iç savaş olabilir diyor. Avrupa ekonomisini yeniden yapılandıracak diyor. Farklı taşıma araçları çıkacak diyor. Sağlıkta önemli buluşlar olacak. Tedavi yerine yapay organlar kullanılacak diyor. Yani bir organda problem mi çıktı? At yenisini koy. Ondan sonra güneş parlamaları olacak diyor. Bu zaman zaman telekomünikasyonu felce uğratacak ve bu yüzden felaketler yaşanacak diyor. Hmmm, şöyle bir düşünüyorum. Temel becerileri çocuklara öğretmeliyiz diyorum. Mesela dikiş dikmek, şarkı söylemek, bir müzik aleti çalmak, kendi gıdanı yetiştirmek gibi. Kendi kendine yetmesini bilmek lazım. Kendi kendini oyalamasını ve başkalarını eğlendirmeyi. Çin’de Facebook, Instagram yok. Bir hafta boyunca kafayı yedik. Düşünün böyle bir kesinti olsa çocukların dünyası nasıl kararır.

Niye başkalarını da eğlendirmek dedim? Konferansın ardından gala yemeği oldu. Dünyanın her bir yanından katılımcılar vardı. En çok dikkati çeken kimlerdi biliyor musunuz? Kendi yerel kıyafetlerini giymiş olanlar. Malezyalılar, Hintliler, Singapurlular, Japonlar, Almanlar, Avustralyalılar daha birçok milletten insanlar vardı. Tüm gruplar tek tek sahneye çıktı ve kendi yörelerinden şarkılar söylediler, becerilerini sergilediler. Bir Kung Fu ustası gösteri yaptı. Bir başka Hintli yoga hareketlerinden bir gösteri yaptı. Ne hoştu tahmin edersiniz. Biz Türk grubu, ben, ablam ve eşim çıkıp Üsküdar’a Giderken şarkısını söyledik. Ben bir Çin elbisesi giyiyordum. Şarkıyı tam bilseydim daha da süper olacaktı. İlk başını söyleyip nay na nay filan diye bitirdik. Gelecek seneki konferansta ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğim, söz veriyorum. Bu sene kesinlikle topluluğu eğlendirme becerilerimi geliştirmeye karar verdim. Ne kadar önemli birşey. Çıkıp bir şiir söylemek, bir şarkı söylemek, bir dans ya da gösteri yapabilmek.

Mesela Romanya’dan Feng Shui Ustası Cristina kapanışı o anda yazdığı harika bir şiirle yaptı. Herkes ne kadar memnun oldu.Üzerinde de 200 yıllık nefis bir yöresel kıyafet vardı Romanya’dan. Bu kız mimar ve Romanya’nın en ünlü Feng Shui ustası. Her dakika televizyonda. Gençlere yönelik bir program hazırladı. Feng Shui ve Çin astrolojisini öğretiyor. Hem de Çince yazmalara kadar. Cristina gibi ne cevherler var o salonda. İşte IFSA’nın en önemli kuvveti de bu. Klasik ve gerçek Feng Shui’yi dünyaya yaymak ve bununla ilgili bir standart oluşturmak. Çünkü Batı’da Feng Shui maalesef çok yanlış tanıtılıyor. Bu muhteşem bilgi, birkaç ahmağın sayesinde hiç hak etmediği kadar basitleştirilip aklı başında insanları kendinden uzaklaştırıyor.

Gelecek sene kongre 26,27 Kasım tarihlerinde Bangkok Tayland’da yapılacak. Türkiye’den Feng Shui ile ilgilenen herkesi yanımda görmek istiyorum. Öncelikle IFSA’ya (Uluslararası Feng Shui Derneği) üye olun. Ve bu etkinlikleri takip edin. Bir haftasonunda öyle çok şey öğrendim ki. Bilgi, kültür, görmek, gözlemlemek, yeni insanlar, yeni yerler tanımak bu dönemde yapmamız gereken en önemli faaliyet. Kasvet içinde gittiğim memleketimden bilgi, hoşgörü ve geleceğe yönelik umutlarla döndüm. Umarım önümüzdeki günler gelişmenin, kültür ve sanatın, dünya ile medeni şartlarda eş olmanın zamanı olur.

30.10.2015

 

 

 

4 Comments
  • Hülya Mecikoğlu
    Posted at 12:06h, 04 Kasım Cevapla

    Esra’cım Shangai yazını büyük zevkle okudum. Senin ağzından dinlemek de en az okumak kadar keyifliydi zaten. Ofiste öğle arasında o dünyaya gidip geldim, bünyeme çok iyi geldi. Master’lığını tekrar kutluyorum, sevgilerimle..

  • erdal
    Posted at 21:48h, 10 Mart Cevapla

    Esra hanım gözlemlerinizi zefkle okudum . siz orda türkiyeyi temsil etmiş sayılırsınız sizi kutluyorum .lakin 2024 gireceğimiz 9 periyotla ilgili söylenenler kain baba vangada söylemiştir örneğin yapay organlarla ilgili amerikanın karışacağını kuzey ve güney eyalşetleri arasında anlaşmazlık çıkacağını hatta obamanın amerikanın göreceği son lider olacağını güneşteki patlamalrın insan ve bitkiler üzerinde çok etki edeceğini dünyanın yörüngesinde hafif kayma olacağnı söylemiştir.

    • Esra Koyuncu
      Posted at 10:23h, 11 Mart Cevapla

      Erdal Bey, dikkatimi çektiğiniz için teşekkür ederim. Sayenizde Baba Vanga’yı tanımış oldum. Yazdıklarını okudum. Şimdiye kadar duymamıştım.

  • ESVET ÖZER
    Posted at 17:03h, 17 Mart Cevapla

    Esra hanım büyük bir zevkle okudum ve güldüm:)))ama keşke en güzel ve alımlı bir folklorik Türk giysisi giyseydiniz eşiniz kardeşiniz ve siz..ama seneye İNŞALLAH..İNŞAALLAH projelerim olursa inşaası ve hatta arsası için sizi bulacağım:))..

Post A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Barkod Etiketi üretimi yapan firmaların işi ciddi bir iştir. Bu anlamda sizin de hangi firmayla çalışma yatığınız çok büyük önem taşır. Kullanım alanı sınırsızdır. Her alanda ve her sektörde bu etiketlere ihtiyaç duyulur. Etiket çeşitleri ve Barkod etiketleri, seri üretimle hazırlanmaktadır. Etiketler ahşap, plastik, metal ya da cam gibi ambalajlı ürünlerin üzerilerine ugulanır.
Mide botoksu midenin belirli yerlerine botoks maddesi enjekte etme suretiyle midedeki kasların çalışmasını sınırlandırmayı ve sayede midenin gıdaları sindirim sürecini yavaşlatarak buna bağlı olan açlık-tokluk hissi süresinin de uzatılmasını amaçlayan ameliyatsız kolay kilo verme tedavisidir. Botoks uygulanırken, midenin detaylı şekilde içerden görüntülenmesini sağlayan endoskopi uygulaması ile gerçekleştirilir. Bu sayede hastaya sadece gastroskpik uygulaması kadar bir rahatsızlık olur. Özellikle diyet programlarına ve düzenli egzersizlere uymakta zorlanan ve buna bağlı olarak da obeziteye yakalanan, bu yüzdende obezitenin sebep olduğu çeşitli sağlık sorunları olan kişiler için mide botoksu bir devrim niteliğindedir ve son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Termal Etiket Eco Termal etiket, yüzeyinde hami bir katman bulunmayan miktar çeşididir. Kumbara üzerine termal lamine edilmesi sonucunda oluşmaktadır. Kullanılan barkod yazıcının baş bölgesindeki ısı beraberlik birlikte termal sıvılaşma özelliği gösterir dahi bu şekilde Eco termal etiketin üzerine baskı alınır. Bu termal etiketlere yumruk termal olarak (ısıyla) yapılır ve yerde yüzden ribon kullanılmaz. Ribon kullanımı olmadığı için tahakküm maliyeti sıfıra yakındır.
Dijital Baskı ve baskı etiketi teknolojileri geliştikçe firmaların büyük ebatlı etiket ihtiyaçlarına da dijital çözümler sunulmaya başlamıştır. Böylece, birbirinden canlı renklerin ve kusursuz çizgilerin hakimiyetindeki büyük ebatlı dijital baskı etkileri; kurumsal firmaların reklam kampanyalarındaki en iddialı unsurlarına dönüşmüştür.
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.
Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide botoksu uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Nasıl uygulanır?

Anestezi Hekimi eşliğinde endoskopik yöntemle kesisiz olarak mideye ulaşılır ve mide içerisinde ortalama 20 noktaya yapılan Botulinum toksini sayesinde uzun açlık süresi, geç acıkma, iştah kontrolü ve çabuk doyma gibi etkiler kazandırılan hasta hızla kilo verir.

İşlem endoskopik yolla, ameliyat riskine girmeden ve özel bir hazırlığa gerek duyulmadan yapılabilmekte ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. 1-2 saat sonra kişi sosyal yaşantısına dönebilir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Fastfood gibi hızlı tüketilen gıdalar, asitli içecekler tüketilmesi zararlıdır. Botoks uygulanan hastalar daha geç acıkmakta, daha az porsiyonlarla doymakta, daha erken tokluk hissetmektedir.

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide botoksu aslında kilo vermek isteyen herkese uygulanabilir. Bu işlem bir ameliyat değildir. Ancak hasta seçimi önemlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat ile başarı elde edilebilecek hastalarda mide botoksunun çok faydalı olmayacağını söylemek gerekir. Bu noktada fazla kiloları olan ama ameliyat edilecek kadar da obez olmayan ve kilo vermek isteyen hastalar ideal hasta grubunu oluşturur. Midesinde ülser veya gasrit olan hastalarda ise öncelikle bu hastalıkların uygun tedavisi gerçekleştirildikten sonra mide botoksu uygulanabilir.

Botoks esas olarak ciltte kırışık azaltmak amacıyla çok yaygın kullanılmaktadır ve tehlikeli bir yan etkisi bilinmemektedir. Mide küçültme ameliyatı uygulaması ise standart bir endoskopik işlem olduğundan literatürde bildirilmiş önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı olanlar ve botoksa karşı alerjisi olan kişilerde işlemin uygulanması uygun değildir. Botoks işlemleri genel olarak estetik operasyonlarda, ciltteki kırışıklıkları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu noktada hem estetik, hem de obezite tedavisi amaçlı yapılan botoks uygulamalarının uygun hastalara yapıldığında bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kas hastalığı yaşayan, botoks alerjisi olduğunu düşünen ve gastrit, ülser vb. mide rahatsızlığı olan hastalar durumlarının hekimlerine belirtmeli ve gerekli tetkiklerin yapıldığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra hastaların botoks uygulaması yaptırırken tecrübeli bir hekim ve tam donanımlı bir hastane tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Mide Küçültme Ameliyatı Olmanın Faydaları?

Bu ameliyat ile vücuttaki fazla kilonun ortalama %60'ı oldukça kısa sürede kolaylıkla verilir. Mide bağırsak sistemindeki yiyecek geçiş sisteminde bir değişikliğe gerek kalmaz. Mide küçültme ameliyatından sonra metabolik bozukluklar daha çabuk sürede düzelir.

Mide botoksu sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Tüp mide ameliyatı kapalı yapıldığı için, ameliyat sonrası ağrı çok azdır ve estetik sonuçlar da oldukça başarılıdır. Fotoğrafta ameliyat olan bir hastanın ameliyattan 10gün sonrası durumu paylaşılmış, birkaç ay sonra da bu çizgiler de hemen hemen kaybolmuştur. Hastalar, ameliyat sonrası hemen ayağa kalkabilir ve 3. günde evlerinde, 6 ila 7. günde de işlerine dönebilirler

Mide Botoksu Kimler için Uygundur?

Mide Kelepçesi Ameliyatı: Bu operasyonda tüp mide ameliyatından farklı olarak, mide kelepçesi ameliyatının geri dönüşü mümkündür. Midenin üst kısmındaki cep daha küçüktür ve gıdalar tüketildiğinde bu cep hemen dolduğundan dolayı tokluk daha çabuk hissedilir. Hasta istediği kiloya eriştiğinde isterse gastrik bandı çıkartılır.